In this episode, we welcome back David French, columnist for The New York Times , former constitutional attorney, and author of Divided We Fall . We discuss the current state of American democracy, the challenges of political division, and how we can engage in civil discourse despite deep ideological differences. David also shares a personal update on his family and reflects on the profound trials and growth that come with adversity. 📌 What We Discuss: ✔️ How David and his family navigated the challenges of a serious health crisis. ✔️ The rise of political polarization and the factors driving it. ✔️ Why distinguishing between “unwise, unethical, and unlawful” is crucial in analyzing political actions. ✔️ How consuming different perspectives (even opposing ones) helps in understanding political dynamics. ✔️ The role of Christian values in politics and how they are being redefined. ⏳ Episode Highlights 📍 [00:01:00] – David French’s background and his journey from litigation to journalism. 📍 [00:02:30] – Personal update: David shares his wife Nancy’s battle with cancer and their journey as a family. 📍 [00:06:00] – How to navigate personal trials while maintaining faith and resilience. 📍 [00:10:00] – The danger of political paranoia and the pitfalls of extreme polarization. 📍 [00:18:00] – The "friend-enemy" paradigm in American politics and its influence in Christian fundamentalism. 📍 [00:24:00] – Revisiting Divided We Fall : How America’s divisions have devolved since 2020. 📍 [00:40:00] – The categories and differences of unwise, unethical, and unlawful political actions. 📍 [00:55:00] – The balance between justice, kindness, and humility in political engagement. 📍 [01:00:00] – The After Party initiative: A Christian approach to politics focused on values rather than policy. 💬 Featured Quotes 🔹 "You don't know who you truly are until your values are tested." – David French 🔹 "If we focus on the relational, we can have better conversations even across deep differences." – Corey Nathan 🔹 "Justice, kindness, and humility—if you're missing one, you're doing it wrong." – David French 🔹 "The United States has a history of shifting without repenting. We just move on." – David French 📚 Resources Mentioned David French’s Writing: New York Times David’s Book: Divided We Fall The After Party Initiative – More Info Advisory Opinions Podcast (with Sarah Isgur & David French) – Listen Here 📣 Call to Action If you found this conversation insightful, please: ✅ Subscribe to Talkin' Politics & Religion Without Killin' Each Other on your favorite podcast platform. ✅ Leave a review on Apple Podcasts, Spotify, or wherever you listen: ratethispodcast.com/goodfaithpolitics ✅ Support the show on Patreon: patreon.com/politicsandreligion ✅ Watch the full conversation and subscribe on YouTube: youtube.com/@politicsandreligion 🔗 Connect With Us on Social Media @coreysnathan: Bluesky LinkedIn Instagram Threads Facebook Substack David French: 🔗 Twitter | BlueSky | New York Times Our Sponsors Meza Wealth Management: www.mezawealth.com Prolux Autogroup: www.proluxautogroup.com or www.granadahillsairporttransportation.com Let’s keep talking politics and religion—with gentleness and respect. 🎙️💡…
Korku en ilkel duygulardan biridir. Doğduğumuz zaman bedenimiz ve bünyemiz hayatta kalmayı önceliklendirir. Bunu sağlayan şeylerden biri de kendini korumayı öğrenmektir. Korku duygusu aslında kendimizi korumamız için gereken ve devreye giren en ilkel ve aslında işlevsel birincil duygulardan biridir. Bu korku duygusu ve bu korkudan varoluş hepimizin temelinde var. Bedenleştikten sonra bu duyguyla varoluyoruz. Yaşamımızın ilk yıllarında, aciz bir çocukken, davranışlarımız ve varoluşumuz kendimizi güvende tutacak şekilde oluşuyor ve şekilleniyor. Yani benliğimiz aslında korku tabanlı kendimizi koruma mekanizmamız oluyor, yani zırhımız. Yaşamı farkındalıkla yaşamaya başladıkça personamızın benliğimizi korumak için oluşmuş bir zırh olduğunu fark ediyor ve benliğimizi tanımaya, anlama ve oradan yaşamaya adım atabiliyoruz. Bu da korkudan değil, güvende hissettiğimiz yerden zırhın altında koruduğumuz benliğimizi tanımak ve oradan yaşamak oluyor. Bu güveni biz kendimize sunmayı ve sağlamayı öğrendiğimiz zaman bu zırhı kenara koyarak yaşayabiliyoruz. Hem kendimize hem de yaşama ve etrafımızdakilere korku, tedirginlik ve tehdit algısıyla bakmayı bırakıp, sevgiden ve şefkatle bakmaya başlıyoruz. Ve işte orası hem kendimizin zırhımızı bıraktığımız hem de etrafımızdakilere zırhlarını bırakmaya davet ettiğimiz yer oluyor. Buraya farkındalık, güven, kabulle geliniyor. Buraya bu yolda yürünerek geliniyor. Yaşam doğumdan ölüme giden yol değil belki de korkudan sevgiye giden yol. Bu yol ancak yürümeyi seçenin ayaklarının altında beliriyor. Sen de bu yolda yürümek ister misin? Seni yolunda desteklemek için Online olarak 4 günlük Kendinle Sevgiden Buluş Farkındalık atölyesi, 14-17 Mart’ta Yoga ve Ayurveda ile İçindeki Evreni Tanı kampı ve 22-26 Mayıs’ta Yoga ve Şifa ile Ferahlığa Yolculuk kampı düzenliyorum. Detaylar için bana healandrise@soundofseda.com adreainden ulaşabilirsin. Sevgiyle kal.
Korku en ilkel duygulardan biridir. Doğduğumuz zaman bedenimiz ve bünyemiz hayatta kalmayı önceliklendirir. Bunu sağlayan şeylerden biri de kendini korumayı öğrenmektir. Korku duygusu aslında kendimizi korumamız için gereken ve devreye giren en ilkel ve aslında işlevsel birincil duygulardan biridir. Bu korku duygusu ve bu korkudan varoluş hepimizin temelinde var. Bedenleştikten sonra bu duyguyla varoluyoruz. Yaşamımızın ilk yıllarında, aciz bir çocukken, davranışlarımız ve varoluşumuz kendimizi güvende tutacak şekilde oluşuyor ve şekilleniyor. Yani benliğimiz aslında korku tabanlı kendimizi koruma mekanizmamız oluyor, yani zırhımız. Yaşamı farkındalıkla yaşamaya başladıkça personamızın benliğimizi korumak için oluşmuş bir zırh olduğunu fark ediyor ve benliğimizi tanımaya, anlama ve oradan yaşamaya adım atabiliyoruz. Bu da korkudan değil, güvende hissettiğimiz yerden zırhın altında koruduğumuz benliğimizi tanımak ve oradan yaşamak oluyor. Bu güveni biz kendimize sunmayı ve sağlamayı öğrendiğimiz zaman bu zırhı kenara koyarak yaşayabiliyoruz. Hem kendimize hem de yaşama ve etrafımızdakilere korku, tedirginlik ve tehdit algısıyla bakmayı bırakıp, sevgiden ve şefkatle bakmaya başlıyoruz. Ve işte orası hem kendimizin zırhımızı bıraktığımız hem de etrafımızdakilere zırhlarını bırakmaya davet ettiğimiz yer oluyor. Buraya farkındalık, güven, kabulle geliniyor. Buraya bu yolda yürünerek geliniyor. Yaşam doğumdan ölüme giden yol değil belki de korkudan sevgiye giden yol. Bu yol ancak yürümeyi seçenin ayaklarının altında beliriyor. Sen de bu yolda yürümek ister misin? Seni yolunda desteklemek için Online olarak 4 günlük Kendinle Sevgiden Buluş Farkındalık atölyesi, 14-17 Mart’ta Yoga ve Ayurveda ile İçindeki Evreni Tanı kampı ve 22-26 Mayıs’ta Yoga ve Şifa ile Ferahlığa Yolculuk kampı düzenliyorum. Detaylar için bana healandrise@soundofseda.com adreainden ulaşabilirsin. Sevgiyle kal.
Bu dönem hayatında büyük değişimler oluyor, bir şeyler sonlanıyor, ya da büyük ölçüde şekil ve form değiştiriyor olabilir. Ve bütün bunlar sende yoğun duygular yaratıyor olabilir. Bu duygular onlardan kendini tanımlaman için değil, varoluşunda neleri taşıdığını fark etmen için yüzeye çıkıyorlar. Bu duygular sadece bugüne ait değil, bugüne kadar biriktirdiğin ve hala bünyende ağırlığını taşıdığın deneyimlerin de izini taşıyorlar. Şu anda yüzeye çıkmakta olan şey, sisteminden enerjisel ve duygusal olarak hâlâ salıverilmesi gerekenlerin farkına varman için. Bunlar sorularına gelen yanıtlar. Hayatta nasıl ilerleyeceğini soruyor olabilirsin ve hayat sana ilerlemek için neyi serbest bırakman gerektiğini gösteriyor olabilir. Geleceğine doğru ilerleyebilmen için eski acılarını, kızgınlıklarını, hayalkırıklıklarını serbest bırakmaya davet ediliyorsun. Bu senin özgürlüğün için. Bunları taşıdıkça enerjisel olarak geçmişe bağlı kalıyor, geçmişin etkisinde yeniyi yazamıyorsun. Geçmiş deneyimlerinin sana getirdiği bilinci ve bilgeliği al kabul et ve seni eski enerjilere bağlı tutan acıyı serbest bırak. Bunlar senin gücünü tükettiği gibi ruhsal gelişimini, kalbinin arzusunu ve ruh amacının fiziksel tezahürünü yavaşlatıyorlar. Bunu yaparak seni tüketen, yıpratan, çürüten enerjilere olan bağını bırakmış ve tüm gücünü kendinde toplamış oluyorsun. Kalbindeki üzüntü ve acının süpürülüp gitmesine izin ver. Daha büyük bir içsel özgürlük için zamanın doğuyor ve bu daha büyük özgürlüğe giden yol. Bu özgürlüğü hak ediyorsun. Kendini geçmişinle özdeşleştirmeyi bırakmanın zamanı geldi. Hâlâ geçmişine bakarken, geçmişin acısını ve bu deneyimlerin dünyayı görme biçimini şekillendiren eski algılarını taşırken arzu ettiğin geleceği yaratamazsın. Onu bırak, sen sen olabilme özgürlüğünü bile kendine tanımamış olursun. Fırsatlar sana doğru ilerliyor, ama ancak onları destekleyecek içsel çalışmayı yapmaya hazırsan önüne açılacaklar. Bakış açını teslim etmeye, ve sana hizmet edecek ve seni daha yüksek bir gerçeklik düzeyinde huzura kavuşturacak yeni bir bakış açısı edinmeye hazır ol. Kendini eski varoluş biçimlerinin kıskacından kurtar. Sevgiyle kal…
Yas en büyük dönüştürücüdür. Belki aylardır bir şeylerin bitişlerini yaşıyorsun. Alışkanlıkların, bakış açılarının, varoluş şekillerinin. Kendinin bir bitişini yaşıyorsun. Belki de bir kayıp, bir vefat, bir ayrılıkla gelen yaşamın getirdiği bir yaş yaşıyorsun. Yas her haliyle bir dönüştürücüdür. Ve yasın ardından kimse aynı olmaz. Aynı kalmaz. Bitişler ve başlangıçlar her zaman birlikte varolur. Çoğu zaman bitişler ve başlangıçları yaşadığımızda, başlangıçlara odaklanmayı seçebiliriz. Ancak bazen bitişlerin acısı, sancısı bitende tutar bizi. Yeni bir şeyin başladığını bile anlayamayız. Ancak, yaşadığımız yasla beraber biz de yeni bir yerden varoluyor oluruz. Aynı değilizdir. Yas dönüştürür. Bu dönem hepimiz dönüşüm içindeyiz. Yadsınamaz, inkar edilemez bir dönüşüm. Eski varoluşumuz o veya bu nedenle artık mevcut değil. Ve bu dönüşümü her alanda hissediyor olacağız. Fiziksel bedenin daha hassas ve daha fazla özen istiyor olabilir. Bugüne kadar yaşadığından daha farklı spiritüel deneyimler yaşıyor olabilirsin. Kendi frekansının değiştiğini hissedebilirsin. Kendini yeni baştan keşfettiğin bu dönemde hiçbir şey için acele etme. Kendine, kendini yaşamak, deneyimlemek, gözlemlemek için zaman ve alan ver. Eğer dönüşümünün sağlamlaştığını hissettiğin bir dönemdeysen de kendine aksiyona geçmek için izin ver.…
Kış dönemleri doğa ve yaşam inzivaya geçer. Bu bizi de içsel inzivaya davet eder. İç mekanlarda geçirdiğimiz zaman arttığı gibi, iç dünyamızda da daha fazla zaman geçirmeye davet ediliriz. Bu kış dönemlerinde karanlık ve doğanın sessizliği, bizi de kendimizle kalmaya ve geçirdiğimiz dönemi değerlendirmeye davet eder. Kış dönemleri aksiyona geçmek ve adım atmak yerine, geçirdiğin dönemi değerlendirmek ve buradan nereye doğru adım atmak istediğini, neyi gerçekleştirmek istediğini ve bunu nasıl yapmak istediğini anlamak için ideal bir dönemdir. Yani yönünü ve yöntemini belirlemek için. Yönünü, hedefini ve yöntemini belirlemeden önce de asıl yapman gereken kendi varoluşunu anlayabilmektir. Kendi değerini anladığın zaman, ve kendine ve potansiyeline inandığın zaman kendinle hizalı olan yeri ve yönü kendin için seçersin. Aslansan ama kendini kedi zannediyorsan, bir kediye uygun hayal, hedef, niyet ve yöntem seçersin. Halbuki sen aslansındır. İlk başta aslan olduğunun, ormanın kralı/kraliçesi olduğunun idrakına varabilmen gerekir ki, kendi potansiyeline uygun hayaller, hedefler ve yöntemler seç kendine. Durduğun yer ve kendini konumlardırdığın yer nereye baktığını belirler. İlk başta kendini konumlandırdığın ve ait olduğun yeri anla ve idrak et ki, yönünü belirlerken bir aslana yakışır yerden seç. Tahtındaki yerini al. Sevgiyle kal…
Uyumsuzluğun olduğu bir ortamda büyüdüysen veya çevrenizdeki insanlar uyum içinde yaşamıyorduysa, sen de uyum içinde yaşamanın nasıl bir his olduğunu veya nasıl göründüğünü bilmezsin. Sinir sistemin sağlıklı yaşamayı hiç bilmediyse, bu uyumsuzluğun, kaosun, gerginliğin, anksiyetenin normal olduğunu düşünerek bu işlev bozukluğunu yeniden yaratmak ve uyumsuzluğu yeniden yaratmak kolaydır. Ya da aşina olmadığın için sağlıklı ilişkileri ve etkileşimleri var oldukları yerde fark edemezsin. Güvenliğin nasıl bir his olduğunu, rahatlığın, şefkatin, anlayışın ve sevginin nasıl bir his olduğunu öğrendikçe, bunlar daha tanıdık hale gelir ve bunları yaşamında ve ilişkilerinde fark etmeye başlarsın. Bu yolculuk, sevildiğini, beslendiğini ve güvende olduğunu hissetmek için mümkün olduğunca çok alan ve fırsat yaratmayı içerir. Kendi içinde bunları var edebildikçe, daha derin bir muhakeme düzeyi gelir ve bu muhakeme içinde her şeyi daha net görmeye başlarsın. Netlikle birlikte, senin için neyin sağlıklı olduğunu görmeye başlarsın. Artık sevgi, şefkat, uyum, güven nedir kendi varoluşunda tanıdıkça bunun olduğu yerleri tanıyıp kendin için seçebilir hale gelirsin. Daha iyiyi seçersin, sağlıklı olanı seçersin ve bunları tutarlı bir şekilde seçersin. O zaman şifa doğal bir yan ürün haline gelir. Kendi kendinin şifa sığınağı haline gelirsin. Ferahlığa Yolculuk İnzivası, bedeninde güveni ve rahatlığı deneyimleyebileceğin ve bunanla aşina olabileceğin bir alan sunuyor. Kendinle Sevgiden Buluş atölyesi de otantik varoluşunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan o koşulsuz sevgiye giden, seni özgürleştirmeye giden yol. Sevgiyle kal…
Tüm versiyonların bugünkü varoluşunda barınıyor. Bebeklik halin, çocukluk halin, ergen olan sen ve genç yetişkin olan sen. Kaç yaşında olursan ol, o güne kadarki her halin bugünkü varoluşunda barınıyor. Kendinle yakın bir ilişki kurmak, her bir versiyonunu tanımakla ilgilidir. Onları tanımak, her bir versiyonunun isteklerini, hayallerini ve sevinçlerini anlamanı ve aynı zamanda her birinin taşıdığı acıları, yaraları ve korkuları anlamanı gerektirir. Onların ihtiyaç ve istekleriyle ilgilenirken, geride bıraktığın veya verdiğin her bir parçanla bağlantı kurarsın. Hiç ifade etme fırsatı bulamadığın parçalarını keşfediyor ve deneyimliyor olursun. Bu, her bir versiyonunla saklambaç oynamak gibidir. Onları bütüne geri getirmek ve bütünle tekrar bütünleştirmek sana kalıyor. Bu içsel oyun, olmadığına inandığın şey olduğunu kabul etmek ve bunu bilinç ve sevgiyle yaşamanın bir yolunu bulmakla ilgilidir. Bu, gölgeler arkasında saklı kalmış ve şimdi ortaya çıkmaya ve gerçekte olduğun güzel ve bütün varlığın bir parçası olarak yaşamaya hazır hale gelen parçalarını araştırmakla ilgilidir. Bu zorlayıcı olabilir çünkü henüz gerçekten sevmediğin ve kabul etmediğin yönlerini ziyaret etmek ve onlarla bilinçli olarak ilişki kurmak son derece rahatsız edici gelebilir. Yine de bütüne giden yol bu saklambaç sırasında bilinmezlerle karşılaştırsa da bütünden var olmanın getirdiği neşeye götürür. Sevgiyle kal…
Son zamanlarda yaşamınızda süregelmiş bir kalıp, bir varoluş biçimi ya da başkalarıyla ilişki kurma şekli farklı durumlarda ya da ilişkilerde size kendini yeniden göstermek için ortaya çıkmış olabilir. Bunu fark etmek ve artık buradan varolmadığınızı görmek, varlığınızda ve yaşamınızda büyük bir yer kaplayan derin bir duygusal bağlılığın salıverilmesidir ve onu salıvermek yeniye o kadar çok alan açar ki, havadaki değişim rüzgârını hissedebilirsiniz. Bu değişim rüzgârını hissederken bir sonraki aşamaya geçmek için acele etmenize gerek yok. Şu anda ilgilenmeniz gereken şeylerle ilgilenin. Tüm yarım kalmış işleri tamamlamak, iyileştirilmesi gerekenleri iyileştirmek ve en azından kendi içinizde bir kapanışa ulaşmak için zaman ayırmanız önemlidir. Eylem adımları atmak yerine, nereye gitmek istediğinize dair inancınızı oluşturmaya başlayın. Nereye gitmek istediğiniz konusunda net değilseniz veya şüpheleriniz varsa, net bir vizyonunuz olmaz ve kaybolursunuz ya da en azından önünüzde çok engebeli bir yol olur. Ne istediğiniz ve nereye gitmek istediğiniz konusunda çok net olun. İçinizde herhangi bir şüphe veya belirsizlik olup olmadığını anlayın, çünkü siz ilerlemeye çalışırken bunlar içinizde dirence neden olur. Ve bu neşeli bir yolculuk olmak yerine, şüphelerinizin barikat olacağı daha zor bir yolculuğa dönüşecektir. Kendinizi bir sonraki bölüme, bir sonraki yolculuğa hazırlamak, vizyonunuzda netleşmek ve içsel duygusal durumunuzu bu vizyonla uyumlu hale getirmektir. Eğer güvensizliğiniz veya şüpheleriniz sizi engelliyorsa, elde etmek istediğiniz şeyler üzerinde çalışmak yerine güvensizliğiniz üzerinde çalışmak kalbinizin arzusunu gerçekleştirmeyi sağlayan anahtar olacaktır.. Çünkü hayatınızın bir sonraki bölümünde, dünyaya gerçek sizi, sizi özel kılan benzersiz özelliklerinizi göstermeye davetlisiniz.…
Bu dönem yeni bir başlangıç oluyor. Ama aynı kitabın içinde yeni bir bölüme geçmek gibi değil. Serinin yeni bir cildine geçmek gibi. Ve ilk ciltte tam çözüme ulaşmamış konular, durumlar, içsel haller varsa onlar gündeme geliyor olabilirler ki, son bir defa daha masaya yatır, değerlendir, ilgilen ve çözüme ulaştır. Bu konular seninle bu yeni cilde gelmiyor. Çünkü bu yeni ciltteki varoluşun yaşamla, evrenle her daim beraber yaratım içinde olacak. Enerji alanında ne olduğu, ne barındırdığın büyük özen ve dikkat gerektiriyor. Duan söylediğin sözlerin değil tüm varoluşun olacak. Duan doğan. Sevgiyle kal…
Her enerjinin madde formunda bir karşılığı var. Yaşamın içindeki enerjisel bağı gördüğünde yaptıklarının ve hatta varoluşunun yaratımını görebilirsin. İnsanlığının limitli algısında kendini kısıtlama. Yaşamın içindeki enerjisel bağı gör ve sana sunulanı göreceksin. Bugüne kadar hep çabalayarak, oldurmaya çalışarak, mücadele ederek bir yere geldiysen, hep bu şekilde yol aldıysan, şimdi bazı şeylerin sana sunuluyor olmasını garip karşılayabilir, hak etmediğin hissine kapılabilirsin. Kolay veya rahatlıkla oluyor olması seni tereddütte bırakabilir. Sen birebir o konu üzerinden çalışmamış da olabilirsin, ancak, yaptığın her şey seni buraya getirdi ve bu kapı sana açıldı. Ve bu bazen yaptığın değil, olduğun varoluşunu getirdiği yer oluyor. Varoluşunun yaratımı karşılığında evren bolluk bereketini sana sunuyor olabilir. Bunu görebiliyor musun? Enerjilerini takip edersen yaşamın içindeki enerjisel bağı da görebilirsin ve sana sunulanın nasıl sunulduğunu da. Sevgiyle kal…
Bu dönem kendi içinde gücünü daha fazla hissedecek ya da daha etkili olduğunu hissettiğin durumlar içinde bulabilirsin kendini. Yetenek ve becerilerinin, yapabildiklerinin, hatta kelimelerinin gücünün ve etkisinin katlanarak arttığını farkedebilirsin. Bu dönem kendi içinde farkındalığın artarken hem kendine hem etrafındakilere kendi gerçekliğini daha açıklık ve netlikle ifade etmeyi seçebilir ve kelimelerinin etkisine orada da şahit olabilirsin. İfade ettiklerin ilişkilerinde ve yaşamında dönüşümler getirebilir. Eğer bu dönem veya geçtiğimiz dönem bekletildiğini, duraksatıldığını hissediyorsan, bu süreci bekleme süreci değil de içe dönme dönemi olarak değerlendirdiysen buradan kazancın altın değerinde olacaktır. Bu bekletilme dönemi sağlık sorunlarından da olmuş olabilir. Yaşamını, alışkanlıklarını, seçimlerini ve yaşam tarzını ve ele alışını değerlendirmenin, bu süreçte edindiğin farkındalıkla yaşamını yeniden yapılandırmaya geçmenin vakti geldi. Varoluşunu bir bütün olarak ele al ki varoluşun konuşsun. Sevgiyle kal…
Yaşamını yaratmak için bugüne kadar hep adım atmaya, oldurmaya, yönetmeye, yön vermeye, kontrol etmeye çalıştıysan, bil ki devran değişiyor. Çabanı, emeğini adım atmaktan ziyade varoluşunla olan bağını, varoluşuna olan güvenini kurmaya yöneltme vakti. Yönünü iç sesin sana ifade edecek. Onu duyabilmek için sukûnete ihtiyacın var. İçinde hala o huzur, sukûnet, dinginliğin olmadığı yerlere bakmak ve oralara gerekli özeni göstermek bu dönem asıl seni ileriye götürecek adımlar. Yani ileriye götüren adımlar içeriye götüren adımlar olacak. Efor, çaba, uğraş ile atılan adımlar seni bir yere kadar götürebilecekken, varoluşunun yönlendirmesine güvenerek izinle akıştan atılan adımlar seni çok daha ileriye taşıyacaktır. Varoluşuna, varoluşunun bilgeliğine güvenmek, kendinle güven ilişkisi kurmak asıl çaba, özen ve ilgi isteyen yer. Çünkü bundan sonra bu hizalanma yolun olacak. Sevgiyle kal…
Hayallerimizi gerçekleştirmek için inancın yanında bunu yaratıma geçirecek bilinç ve muhakeme gerekir. Zorlu deneyimler ve kalp kırıklıkları vazgeçmen için değil bu muhakemeyi edinmen içindir. Bu deneyimler ve bilinçle geliştikçe köklerimiz büyümeye daha elverişli saksılar isteyecektir - Düşürdüklerimiz, verdiklerimiz ve bizden alınan parçalarımıza duyduğumuz özlem bizi tekrar kendimizle buluşmaya götürüyor. Bunun için nereye nasıl bakacağını bilirsen. Sevgiyle kal…
Bitişler ve başlangıçlar birbirini barındırır. Beklediğin bir şey olduğunda onu başlangıç olarak değerlendirirsin. Gidenin gitmesini istemediğinde bitiş olarak yaşarsın. Halbuki ikisinde de bir bitiş ve başlangıç vardır. Bu bir geçiş dönemi. Ve eski ile yeninin birbirine geçtiği bir dönem. Bir yandan yoğun duygular, anlayışlar, iç dünyada geçişler, derinliklerden gelen duygular olabilir. Diğer yandan onları gören, bilgelikle bakan, anlayan ama farklı bir bilinçte olan bir yanın olabilir. İnsan olma kapasiteni arttırdıkça birini veya diğerini seçme ihtiyacı duymadan ikisini de barındırabilirsin ve ikisi birbiriyle bütünü oluşturur. Sadece duygular sel olabilirken, sadece bilinç çok kuru kalabilir. Duygular ve sezgilerde kaybolurken, bilinç seni sana getirir. Bütün o varoluşun içinde seni sana hatırlatır. Sana özgü olanı. Bütünlüğün içindeki bireyselliğini, sana özgü ve sana özel olanı hatırlatır. Ve sonra tekrar bireyden bütüne götürür, bu sana özgü olan bütüne nasıl hizmet ediyor? Kendini ve enerjini koruman bu dönem çok önemli. Senin için olan sana açıldıkça ve kendini gösterdikçe, onu keşfetmek ve deneyimlemek için güvenli alan isteyeceksin. Desteklendiğin ve rahat hissetiğin ortamlar ve ilişkiler önemli. Enerjini korumaya özen göster. Bir yandan da kendini yaşamın sunduğu güzellikler, ve sürprizlere de açık tut. Yani enerjini koru, ancak kendini kapatma. Enerjini koru ve bu yüksek enerjinle uyumlu yaşamın sunduklarına açık ol. Sevgiyle kal…
Yaşamak istediğini yaşayabilmek için içinden geçtiğin süreç yaşamak istediğinin tam tersini hissettirebilir. Güçlenmeye çalışırken güçsüz hissedersin. Şifalanma yoluna girince, yaralarını su yüzüne çıkarır, yaralarını ve acılarını daha fazla hissedersin. Aydınlığa giden yol da karanlıktan geçer. Karanlığa davet aydınlığa giden yoldur. Kişisel hayatında ya da kolektifte yaşananlarda bu karanlığa daveti hissediyorsan kulak ver. Sana kendinle olan bağını kuvvetlendirmeye davettir bu. Karanlıkta, gözünle göremediğin yerde, nasıl diğer duyularınla daha fazla bağ kurarsın. Bu dönem de kendi iç gözünle olan bağını kuvvetlendirmeye hizmet ediyor. Sevgiyle.…
Uyanış insanın kendiyle başlar. Nasıl karanlık çöktükçe evdeki ışıkları yakarız. İşte içimizde ve hayatımızdaki karanlığın derinliğine inmeye izin verdikçe de içimizdeki ışıkları yakıyoruz, aydınlanmayı yaşıyoruz. Kendimize uyanıyoruz. Kendinin karanlığıyla kalıp oradan gücünü geri alabilen, varoluşun sunduğu diğer karanlıklara da zaman içinde uyanır. Karanlık içimizdeki aydınlığı uyandırıyor ve aktive ediyor. Ve uyandığımız yerden gücümüzü geri alıyoruz. Büyük uyanışa hazır mısın?…
Güçlü bir değişim enerjisi var. Bir çok konuda bir dönüm noktası yaşıyor olabilirsin. Bu dönem sorulan sorulara cevapların geldiğini de fark edebilirsin. Çözümün cevabın içinde olduğunu düşünüyor olabilirsin, ancak asıl konu şu ki, doğru soruları soruyor musun? Her cevap çözüm sunmaz. Sana rehberlik edecek ve yol gösterecek cevapları alabilmen için doğru soruları soruyor olman lazım. Bu soruları sormaya hazır mısın?…
欢迎使用Player FM
Player FM正在网上搜索高质量的播客,以便您现在享受。它是最好的播客应用程序,适用于安卓、iPhone和网络。注册以跨设备同步订阅。